Archive for the 'Sosyal' Category

Kral ve Yaşlı Adam

Tuesday, April 22nd, 2008

Bir zamanlar bir kral vardı. Bu kral işini en iyi şekilde yapmak isterdi. Sık sık şöyle düşünürdü :”Bir iş için en uygun zaman hangisidir acaba? En gerekli kişi kimdir ve yapmam gereken en önemli şey nedir? Bu üç şeyi bilseydim, çok başarılı olurdum”. Bir gün kral her tarafa haber saldı. Soruların cevabını bilene büyük ödüller vereceğini duyurdu. Bilgili kişiler toplandı. İlk soru görüşüldü. Kimileri takvim hazırlamaktan, kimileri bir bilge kişiler meclisi kurmaktan bahsetti. Böylece en uygun zamanın hangisi olduğunu bulacaklardı. En önemli kişiyse bazılarına göre din adamları, bazılarına göre savaşçılar, bazılarına göre ise hekimlerdi. En önemli şeye gelince bazıları bilim, bazıları savaşta ustalaşmak dediler. Kral bu cevapları kabul etmedi. Bir ağaç kavuğunda tek başına yaşayan , bilgeliğiyle ünlü , yaşlı bir adam vardı. Kral ona danışmaya karar verdi. Yaşlı adam, yaşadığı kovuğa halktan başkasını kabul etmezdi. Bu yüzden kral, halktan biri gibi giyinerek yola düştü. Kovuğa yaklaştıklarında muhafızlarını orada bırakıp yola devam etti. Yaşlı adam çiçek tarhları kazıyordu. Geleni gördü selamladı. Zayıftı, işini yaparken zorlanıyordu. Kral:“Ey bilge üç sorum var!” diyerek sorularını sordu. Yaşlı adam dinledi ama cevap vermedi. Kral:“Siz biraz dinlenin“ diyerek küreği aldı. Yaşlı bilge:“Sağ olun“ diyerek oturdu. Kral sorularını tekrarladı. Bilge yine susuyordu. Kral kazmaya devam etti. Ufukta güneş batmaya başladı. Kral sıkılmıştı.“Ey bilge cevap vermeyeceksen gideyim“ dedi. Bilge: “Birisi geliyor, kim acaba?“ Kendilerine doğru birisi koşuyordu. Adam yaralıydı. Yanlarına ulaşınca bayıldı. Adamın elbiselerini çıkardılar. Kral yarayı havluyla bastırdı. Fakat kanama devam ediyordu. Kral havluyu defalarca yaraya bastırıp yıkadı. Sonunda kanama durdu. Bu arada akşam olmuştu. Yaralıyı kovuğa taşıdılar. Kral yorgunluktan eşikte uyuyakaldı. Deliksiz bir uyku çekti. Uyandığında kendisine bakan yabancıyı bir süre hatırlayamadı. Adam:“beni affedin!“ dedi. Kral:“Sizi tanımıyorum, affedilecek ne yaptınız ki?“ dedi. Adam :“Ben sizin düşmanınızım. Kardeşimi astırdığınız için sizden öç almaya yemin etmiştim. Buraya geldiğinizi öğrenince size pusu kurdum. Fakat akşam olduğu halde dönmediniz. Ben de beklediğim yerden çıktım. Ama muhafızlarınız beni tanıyıp yaraladılar. Kaçtım. Siz yardım etmeseydiniz ölürdüm. Ben sizi öldürmek istedim, siz ise benim hayatımı kurtardınız. Affedin beni!“ Kral düşmanıyla bu denli kolay barıştığı için mutlu oldu. Doktorunu göndereceğini söyleyerek vedalaştı.
Yaşlı bilge dışarıda tohum ekiyordu. Kral yaklaştı. Yalvarırcasına sordu. “Cevap verecek misiniz?“ Bilge gözlerini kaldırdı:“Cevabınızı aldınız ya“ dedi. Kral: “Nasıl“diye sordu. Yaşlı bilge şöyle dedi:“Anlamadınız mı? Dün bana acımayıp tarhları kazmasaydınız gidecek, şu adamın saldırısına uğrayacaktınız. Yani en önemli vakit tarhları kazdığınız vakitti. En önemli kişi bendim ve en önemli işiniz bana yardım etmekti. Bu adam geldiğinde ise en önemli vakit onunla ilgilendiğiniz andır. Çünkü yaralarını sarmasaydınız sizinle barışmadan ölecekti. Dolayısıyla en önemli kişi oydu, en önemli iş de onun için yaptıklarınızdı. “Şu gerçeği unutmayın: En önemli vakit içinde bulunduğumuz andır. Çünkü sadece o an bir şey yapabiliriz. En önemli kişi o anda kiminle berabersek odur. Zira onunla bir daha görüşüp görüşmeyeceğimizi bilemeyiz. En önemli iş ise iyilik yapmaktır. Çünkü insan dünyaya bunun için gönderilmiştir.“
Lev Nikolayeviç Tolstoy

Bugun CcemAlp Doğum günü

Thursday, September 20th, 2007

Beşiktaşlı Oldu!!! Hollanda’ya inek sağmaya gitti inek diye bunu sağıyorlar gömülmüş kodlara kafasını kaşıyamıyor Taa twenteden Tansuya laf yetiştiriyor.Kanqa doğumgünün kutlu olsun nice senelerede oralarda yaşlanma.

Mutluluklar Enver & Burcu Altın

Monday, September 10th, 2007

08.09.2007 Tarihinde Dünya evine giren şirket kanqamızın her ne kadar nikaha gitmek nasip olmasa Mutluluklar diliyerek tebrik ediyorum.Notumuda Düşüyorum geçmiş olsun birader birini daha kaybettik bu genç yaşta.

Darısı Başıma Hülya

Monday, September 10th, 2007

06.09.2007 Tarihinde Dünya evine girmek üzere ilk adımı nişanlanarak geçen Hülya Çakmakçı kanqamızın Tebrik ediyoruz Mutluluklar Diliyorum.

Kaynana Kullanma Kılavuzu

Friday, August 3rd, 2007

Gülşah Özdemir, çalışmasını “Semra Hanım Sendromu İçin Kaynana Kullanma Kılavuzu” adlı kitapta topladı ve kaynana ile ilgili akla gelebilecek her konuya parmak bastı. Bir de kaynanaları kullanma kılavuzu hazırladı. İşte her geline lazım tüyolar:Kaynana sendromunu nasıl yenersiniz?

1- Kaynananızın ayarıyla oynamayınız

Yatma, kalkma, dantel işleme, dedikodu yapma, tv dizisi izleme ve diğer kaynanalarla buluşma ayarlarına asla karışmayınız.

2- Ses ayarını yükseltmeyiniz

Kaynananızın ses ayarı bir defa bile kontrol dışı bir şekilde yükselirse artık düzenlemek mümkün değildir. Sesini yükseltmesi için fırsat vermeyiniz.

3- Test sürüşü yapınız

* Kaynanayla karşılaşmalar ilk bir hafta sadece evde gerçekleştirilmelidir.

* Kaynanaya rahat bir edayla sorular sorulmalı, cevapları da bazen yüzüne bakarak bazen bakmayarak dinlenmelidir. Her durumda vereceği tepkileri ölçüp ona göre strateji geliştirilmelidir.

* Kaynana anlaşılmayan bir şey söylediğinde asla ‘anlayamadım’ gibisinden bir ifadeyle cevap verilmemelidir. Bu söz ileride “beyinsiz, aptal gelin” nidaları olarak size geri dönebilir.

* Kaynanaya alışma dönemi, onunla yaşama döneminin test sürüşüdür, siz gaza basın ve onu frene basmaya mecbur bırakın.

4- Sık sık servise uğramasını sağlayınız

Eşiyle beraber romantik filmler izlemeye teşvik edin. Kocası ölmüş ise komşu kadınları devreye sokarak koca bulma faaliyetlerine başlayın.

En iyi sonuç için topraklı priz!

* Kaynanalarla yapılan sohbetlerde ani ve sert hareketlerden sakınınız. Çünkü bu tür hareketler muhatap için ‘kaşınıyor’ izlenimi verebilir. Yavaş ve sakin olun..

* Dağınık bir ev, pasaklı elbiseler size ‘ilgisiz ve nankör kedi’ sıfatıyla geri döner.

* Kaynananıza onun değil, oğlunun hayatını paylaşmaya geldiğinizi hissettirin.

* En iyi sonucu topraklı prizde verirler. Yani Bağı bahçesi olan bir ev, olmazsa balkonda bitki yetiştirerek stres atmasına olanak sağlayın.

* Onlara sık sık torun sevinci yaşatmalısınız. Zira her torun en az 1 yıllık barış çubuğunun ateşini yakar.

Babamı Rahmetle anıyorum.

Monday, June 25th, 2007

Bugun rahmetli babamı toprağa vereli 1 yıl oldu.Yeditepenin zaferini ve Diplomamı ona adıyorum toprağın bol olsun,Rahmetele anıyorum.

Doğum günü::Altan Alansu

Sunday, June 24th, 2007

Bir türlü blogunu bitiremeyen Altan’ın (Kontun Varisi) Doğum gününü kutluyorum.Sağlıklı mutlu vs… nice yaşlarda yaşlanman dileğiyle.

Yakın Doğu Bilgisayar Müh. 2005 Mezunları

Friday, May 4th, 2007

uzun bi aradan sonra istanbulda anarşik bir eylemle toplanmayı başardık. Bu eylemin belgeleri. Ölümüne Kankayız.

neuneucom2

Bugun benim Doğum Günüm

Monday, April 16th, 2007

Bu gün benim doğum günüm,Hem şarhoşum hem yastayım bir bar taburesi üstünde babamın Öldüğü yaştayım!!!

Arda Gülerer gider asker

Tuesday, April 10th, 2007

Şanşlı kereta diyoruz Arda’ya Yedek Subay olarak yapacak,hemide Angarada mamak muhabere okulunda Hayırlı teskere diyoruz vatani görevinde.