Kaynana Kullanma Kılavuzu

August 3rd, 2007

Gülşah Özdemir, çalışmasını “Semra Hanım Sendromu İçin Kaynana Kullanma Kılavuzu” adlı kitapta topladı ve kaynana ile ilgili akla gelebilecek her konuya parmak bastı. Bir de kaynanaları kullanma kılavuzu hazırladı. İşte her geline lazım tüyolar:Kaynana sendromunu nasıl yenersiniz?

1- Kaynananızın ayarıyla oynamayınız

Yatma, kalkma, dantel işleme, dedikodu yapma, tv dizisi izleme ve diğer kaynanalarla buluşma ayarlarına asla karışmayınız.

2- Ses ayarını yükseltmeyiniz

Kaynananızın ses ayarı bir defa bile kontrol dışı bir şekilde yükselirse artık düzenlemek mümkün değildir. Sesini yükseltmesi için fırsat vermeyiniz.

3- Test sürüşü yapınız

* Kaynanayla karşılaşmalar ilk bir hafta sadece evde gerçekleştirilmelidir.

* Kaynanaya rahat bir edayla sorular sorulmalı, cevapları da bazen yüzüne bakarak bazen bakmayarak dinlenmelidir. Her durumda vereceği tepkileri ölçüp ona göre strateji geliştirilmelidir.

* Kaynana anlaşılmayan bir şey söylediğinde asla ‘anlayamadım’ gibisinden bir ifadeyle cevap verilmemelidir. Bu söz ileride “beyinsiz, aptal gelin” nidaları olarak size geri dönebilir.

* Kaynanaya alışma dönemi, onunla yaşama döneminin test sürüşüdür, siz gaza basın ve onu frene basmaya mecbur bırakın.

4- Sık sık servise uğramasını sağlayınız

Eşiyle beraber romantik filmler izlemeye teşvik edin. Kocası ölmüş ise komşu kadınları devreye sokarak koca bulma faaliyetlerine başlayın.

En iyi sonuç için topraklı priz!

* Kaynanalarla yapılan sohbetlerde ani ve sert hareketlerden sakınınız. Çünkü bu tür hareketler muhatap için ‘kaşınıyor’ izlenimi verebilir. Yavaş ve sakin olun..

* Dağınık bir ev, pasaklı elbiseler size ‘ilgisiz ve nankör kedi’ sıfatıyla geri döner.

* Kaynananıza onun değil, oğlunun hayatını paylaşmaya geldiğinizi hissettirin.

* En iyi sonucu topraklı prizde verirler. Yani Bağı bahçesi olan bir ev, olmazsa balkonda bitki yetiştirerek stres atmasına olanak sağlayın.

* Onlara sık sık torun sevinci yaşatmalısınız. Zira her torun en az 1 yıllık barış çubuğunun ateşini yakar.

Java Manyakları Org

July 19th, 2007

Bizim cellenityden Hakan İlterin ve manyakları olarak Bir grup kurmuşlar java.manyaklari.org Java ile ilgili vede her türlü manyaklığa açık bir bilgi paylaşım ortamı.

Doğum Günü tebriği:Tarık Özkanli

July 4th, 2007

Takım kaptanım Tarik özkanlının 31 nolu yaşını kutladık.Sağlıklı,mutlu,huzurlu nice yaşlarda ihtiyarlayasın Diyorum.Doğum Günün kutlu olsun Ejder.

Sayısala adım adım

July 4th, 2007

30 Haziran çekilişinde 4 rakam denk gelmiş 2 daha kalmış adım adım 6 ya ilerliyorum sırada 5 var.

8-12-18-22-27-37  benim kuponda 12-18-22-37 mevcut çıkmış. 20,529 arasına girmişim 17,85 YTL ikramda bulunmuşlar.

Babamı Rahmetle anıyorum.

June 25th, 2007

Bugun rahmetli babamı toprağa vereli 1 yıl oldu.Yeditepenin zaferini ve Diplomamı ona adıyorum toprağın bol olsun,Rahmetele anıyorum.

Yeditepe Zaferi

June 25th, 2007

pazar günü maça 5 aslan çıktık maç kafa kafaya gitti.Maçın hakemi bize bol miktarda Sportmenlik faul çaldı.3 periyotta öne geçtik Sportmenlik faul çaldı 2 sportmenlik olduğu için bir oyuncumuzu attı derken başkan kaptan serdar 5. faul  aldı ve oyun dışında kaldı.Hakemin bu kararına çok sinirlenen serdar hakem maçı bok ettin der hakem bunu üzerine maça ara verir bench’e 2 teknik faul verdi maç 52-53 bu arada Yeditepe önde, 20 dk bekledikten sonra maça 3 kişi devam eden yeditepe kaplanları yaptıkları savunma ve ele geçirdikleri fastbreak fırsatlarını iyi değerlendirip maçı 61-66 kazanmasını bildi.

Megoloman Statistics:Maçı 13 sayı ile tamamladım. yaptığı asistin hadi hesabı yok :)

Yeditepe’li Göbekler

June 24th, 2007

Hazin son perşembe günü Yakacıkta oynadığımız Suadiye maçını 63-36 kaybettik.5 kişi çıktığımız maçta götümüzden soluyarak tamamladık idmansız vs… iyi bir maçtı.Dostluk kazandı :).

Bugünde Yine yakacık İTO salonunda Koşuyoluyla 5 kişilik takım olarak çıkacağız umarım.maçın detayları akşama;

Doğum günü::Altan Alansu

June 24th, 2007

Bir türlü blogunu bitiremeyen Altan’ın (Kontun Varisi) Doğum gününü kutluyorum.Sağlıklı mutlu vs… nice yaşlarda yaşlanman dileğiyle.

Gençliğin Ata’ta Cevabı

May 18th, 2007

EY BÜYÜK ATA!

Varlığımızın en mukaddes temeli olan, Türk istiklalinin ve Türk Cumhuriyetinin ebedi bekçileriyiz. Bu karar, sarsılmaz irademizin değişmez ifadesidir.

İstikbalde, hiçbir kuvvet yolumuzdan döndüremeyecektir.
Bizler, bütün hızımızı senden, milli tarihimizden ve ruhumuzdaki sönmez insan ateşinden alıyoruz. Senin kurduğun temeller üzerinde attığımız her adım sağlam, yaptığımız her hamle şuurludur.

En kıymetli emanetin olan Türk istiklal ve Cumhuriyeti, mevcudiyetimizin esası olarak, eğilmez başların, bükülmez kolların, yenilmez Türk evlatlarının elinde ilelebet yaşayacak ve nesilden nesile devredilecek.

Bu mukaddes emanete yönelen dâhili ve harici bütün tecavüzler, iman dolu göğsümüze çarparak parçalanacaktır.

İstiklal ve Cumhuriyetimize kastedecek düşmanlar en modern silahlarla mücehhez olarak, en kuvvetli ordularla üzerimize saldırsalar dahi, milli şuurumuzu ve yenilmez Türk gücünün zerresini bile sarsamayacaklardır.

Çünkü İstiklal ve Cumhuriyetimize kastedenler, karşılarında beş bin yıllık şerefli Türk tarihinin yılmaz evlatlarını, cumhuriyeti ve inkılâplarının feyizli ve imanlı gençlerini bulacaklardır.

EY TÜRK’ÜN BÜYÜK ATASI!

İstikbal ve Cumhuriyeti korumak mecburiyeti hâsıl olursa içinde bulunacağımız ahval ve şerait ne olursa olsun, kudret ve cesaretimizi damarlarımızdaki asil kandan alarak, bütün engelleri aşıp, her güçlüğü yenmek azmindeyiz.

TÜRK GENÇLİĞİNİN ANDI

Türk gençliği olarak özgürlüğün, bağımsızlığın, egemenliğin, Cumhuriyetin ve devrimlerinin (inkılâplarının) yılmaz bekçileriyiz.

Her zaman, her yerde ve her durumda Atatürk ilkelerinden ayrılmayacağımıza, çağdaş uygarlığa geçmek için bütün zorlukları yeneceğimize namus ve şeref sözü verip, kendimizi büyük Türk Milletine adarız.

GENÇLİĞE HİTABE

May 18th, 2007

GENÇLİĞE HİTABE

         Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet’i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

                                                                                                    Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK
20 Ekim 1927